İlim Sohbetleri

İlim; sözlüklerde “bilgi” ve “bilim” manalarında kullanılır. Daha eskide kullanımı ise “ Bir şeyin hakikatini kavramak ve maddeyle mananın beraberliğini sağlamak ”tır.

İlmin zıttı cehalettir. Cehalet ise bilgisizlik gibi dursa da aslında bunun ötesindedir. Bilgisizlik değil, bilmediğini bilmemenin adıdır cehalet.

Bilgi ve Bilim birbirini kapsayan somut kavramlar olurken, ilim içine manayı yani soyutluğu da alır.

Şöyle bir örnek vermek gerekirse;

Bilgi öğrenmenin ve ilmin temel taşlarıdır. Elimizdeki taşın, ağacın varlığını bilmek bilgidir. Onu nasıl kullanacağını ve özelliklerini fark etmek bilim, onun evrendeki manasını keşfetmek ve ona uygun davranmak ise ilimdir.

İlim Öğrenmede Temel Taş

İlim çabayla elde edileceği gibi aslında bu öğrenilenlerin bilgi düzeyinde sıkışıp kalmaması için yapılabilecek ilk şey Allah’ın razılığını kazanmaktır. Allah ancak razı olduğumuz amellerde, bizlerin kalplerini açar.

Yusuf Suresi, 22. ayet: Erginlik çağına erişince, kendisine hüküm ve ilim verdik. İşte Biz, iyilik yapanları böyle ödüllendiririz.

İlmin Faydaları

İlim insanı ilerleten, insanlığının ve bundan öte evrendeki yaradılışının yüceltilmesini sağlayan basamaklar dizisidir. Kişi Allah’ın yaratışını özümseyip, öğrendiklerine yarışır davranması ile evrende boyut atlar. Her benimsediği ilimle yeni bir bakış açısı kazanır ve birincil gözlerle gördüğümüz evrenin ötesine geçer. Her defasında bu katman daha çok açılır ve kişinin kalbi artık perdelerden arınıp rızayı İlahi’ye ye ulaşır.

İlim, insana ve insanlığa hem dünya hem de ahirette fayda sağlayacağı en önemli kaynaktır. Öze ulaşmanın imandan sonra ikinci basamağıdır.

İlim Öğrenmenin Yolları

İlim öğrenmek ise çeşitli yollarla olur. Bu bazen evreni incelemekle, bazen kitaplar okumakla bazen de sohbetlerle kazanılır.

Sohbet etmenin ilimde önemli bir payı vardır. Bu sebeple sohbetlerimizi bizlere fayda sağlayacak ilim sohbetleri haline getirmemiz gerekmektedir.

Sohbetin İlimdeki Yeri

İlim sohbetleri nasıl ki insanın yaradılışını ilerletiyorsa, aksi yönde niteliksiz, faydasız ve hatta zararlı sohbetler de kişinin derecesini düşürür. İnsanı içten içe çürütür. Manasını yitirmesini ve evrendeki değerinin yitirilip bir çöp misali olmasına sebep olur.

Ankebut Suresi, 49. ayet: Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin göğüslerinde apaçık olan ayetlerdir. Zulmedenlerden başkası, Bizim ayetlerimizi inkâr etmez.

İlim Sohbetlerinin Kaynağı

İlim sohbeti deyince elbette, birçok bilim dalı akla geldiği üzere, bir Müslüman’ın aklına gelecek olan ilk konulardan biri Kuran sohbetleridir. Ve Kuran’ın bizlere ulaşmasının vesilesi olan Peygamberlerinin hayat tarzları, bakış açılarını anlamaktır.

Nisa Suresi, 162. ayet: Ancak onlardan ilimde derinleşenler ile Müminler, sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar. Namazı dosdoğru kılanlar, zekâtı verenler, Allah’a ve ahiret gününe inananlar; işte bunlar, Biz bunlara büyük bir ecir vereceğiz.

Sohbetlerimizi faydalı hale getirmek için öncelikle ilmin hakikatini öğrenmek ve bu hakikatin karşısında olanları öğrenmek gerekir.

İlim Öğrenmenin Amacı

İlim her şeyden öte yeni bir tanımlama yapılırsa Allah’ı anlamaktır. İlim Allah’a ulaşmak için doğru olanı bulmaktır.

Sebe Suresi, 6. ayet: Kendilerine ilim verilenler ise, Rabbinden sana indirilenin hakkın ta kendisi olduğunu ve üstün, güçlü, övülmeye layık olan (Allah)ın yoluna yöneltip-ilettiğini görüyorlar.

Âlim olan Allah’ın gücünü ve bilgisini öğrenmektir.

Al-i İmran Suresi, 18. ayet: Allah, gerçekten Kendi ’sinden başka İlah olmadığına şahitlik etti; melekler ve ilim sahipleri de O’ndan başka İlah olmadığına adaletle şahitlik ettiler. Aziz ve Hakim olan O’ndan başka İlah yoktur.

İlmin Zıttı Nedir?

O halde Allah’ın varlığını ve yüceliğini kavramanın karşısında kim durur?

Elbette başta nefsimiz, yani ilahlık taslayacak olan yanımız, bizlerin zaafı ve her zaman dikkat etmemiz gereken yanımızdır. Daha sonra da tabiki, nefsiyle yoldan çıkan, bilgisinin kendisine fayda vermediği şeytana arkadaş olmaktır.

Bakara Suresi, 120. ayet: Sen onların dinlerine uymadıkça, Yahudi ve Hıristiyanlar senden kesinlikle hoşnut olacak değillerdir. De ki: “Şüphesiz doğru yol, Allah’ın (gösterdiği) yoludur.” Eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların hevalarına uyacak olursan, senin için Allah’tan ne bir dost vardır, ne de bir yardımcı.

Bakara Suresi, 145. ayet: Andolsun, kendilerine kitap verilenlere her ayeti (delili) getirsen, yine onlar senin kıblene uymaz; sen de onların kıblelerine uyacak değilsin. Onlardan bir kısmı, bir kısmının kıblesine (bile) uymaz. Andolsun, eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların hevalarına uyacak olursan, o zaman gerçekten zalimlerden olursun.

En’am Suresi, 148. ayet: Şirk koşanlar diyecekler ki: “Allah dileseydi ne biz şirk koşardık, ne atalarımız ve hiçbir şeyi de haram kılmazdık.” Onlardan öncekiler de, Bizim zorlu-azabımızı tadıncaya kadar böyle yalanladılar. De ki: “Sizin yanınızda, bize çıkarabileceğiniz bir ilim mi var? Siz ancak zanna uymaktasınız ve siz ancak “zan ve tahminle yalan söylersiniz.”

 

Muhabbetin Muhatabını Seçmek

Kim sohbetini Allah’ın razı olduğu kişilerle ve bundan öte Allah ile yaparsa kurtuluşa ereceği gibi, bu sohbetlerimiz şeytanla ve nefsimizle olursa da bizleri birer çöp yığınına çevirecektir. Bizler bedbaht bir hal alacağız.

Al-i İmran Suresi, 7. ayet: Sana Kitab’ı indiren O’dur. Ondan, Kitab’ın anası (temeli) olan bir kısım ayetler muhkemdir; diğerleri ise müteşabihtir. Kalplerinde bir kayma olanlar, fitne çıkarmak ve olmadık yorumlarını yapmak için ondan muteşabih olanına uyarlar. Oysa onun tevilini Allah’tan başkası bilmez. İlimde derinleşenler ise: “Biz ona inandık, tümü Rabbimiz ‘in Katındandır” derler. Temiz akıl sahiplerinden başkası öğüt alıp-düşünmez.

https://i2.wp.com/www.islamisohbetchat.com/wp-content/uploads/2021/07/Kurani-Kerim-resmi.jpg?fit=550%2C366&ssl=1https://i2.wp.com/www.islamisohbetchat.com/wp-content/uploads/2021/07/Kurani-Kerim-resmi.jpg?resize=150%2C150&ssl=1hak sohbetiGenelislami sohbet yazılarıilim elde etmek,ilim nedir,ilim sohbeti,ilim sohbetleri,ilmi sohbet,ilmi sohbetler
İlim Sohbetleri İlim; sözlüklerde “bilgi” ve “bilim” manalarında kullanılır. Daha eskide kullanımı ise “ Bir şeyin hakikatini kavramak ve maddeyle mananın beraberliğini sağlamak ”tır. İlmin zıttı cehalettir. Cehalet ise bilgisizlik gibi dursa da aslında bunun ötesindedir. Bilgisizlik değil, bilmediğini bilmemenin adıdır cehalet. Bilgi ve Bilim birbirini kapsayan somut kavramlar olurken, ilim içine...